POLİKLİNİKLERİMİZ
 
 Arama :  
 
 BEYİN CERRAHİSİ

 


 


 
Opr. Dr. Vasfi YARADANAKUL

 

Beyin Hastalıkları, Beyin Sağlığı
 

Beyin, üç kattan oluşur. Üst kat, özellik­le insanoğlunda son derece gelişmiştir. Zekâ ve düşüncenin merkezi, buradadır (korteks). Ayrıca çevreyle ve bedenle ilgili bütün bilgi­ler buraya gelir ve burada çözümlenir. Yine bütün bilinçli hareket ve davranışlar da bu­radan çıkar (sözcükler, elin hareketleri).

Orta kat (beynin temeli), içgüdüsel dav­ranışların merkezidir (sevgi, kin, kıskançlık, mülkiyet duygusu vb.). Aynı şekilde anılar, acılar, kumanda merkezleri ve hormonal sal­gılamalar da burada merkezlenmiştir. Uyan­ma, kas gücü ve denge de (küçük beyinle bir­likte), burada üslenmiştir.

En alt katı oluşturan soğancıkta, solunu­mu, sindirimi vb. düzenleyen merkezler yer alır. Bedenden aşağı inen ve çıkan bü­tün sinir yolları buradan geçer.

Bu üç katlı "süper bilgisayar", her türlü "zekâ ile ilgili" ve "bilinçli" davranışlar için, üst beyin tarafından kumanda edilir. Bu ku­manda bölgesi, çok hassastır. Diğer alt dü­zey fonksiyonlar büyük zedelenmeyle karşı­laşsalar bile, bu bölge zedelenip, yok olabi­lir. Fakat beynin merkezi ne kadar çok zarar görürse, aşağı düzeyler de o denli aksayıp, ha­yati düzenlemeleri sürdürmekte güçlük çeker­ler.


Soğancık merkezleri zarar görmüşse, ilk­yardıma koşan kişi, sonra da doktor, iyileş­meyi beklerken özellikle en büyük hayati fonksiyonları üstlenmelidir.

Beyin Hastalıkları Sebepleri

Beyin, Sinir ve Damar Hastalıkları
Koma, çırpınma ve kasılma nöbetleri, ih­tilaç krizleri, eğer önceden sağlıklı olan bi­rinde ortaya çıkarsa, beyinde bir rahatsızlı­ğın belirtisi sayılır.
Bu belirtilere pek çok hastalıkta veya ciddi örselenmelerde rastlanabilir. Bazı ilaçlar ve uyuşturucular da aynı durumu yaratır. Yan­lışlıkla yüksek dozda ilaç almak veya bilerek içmek de tehlikeli durum yaratır.

Kanamalar ve had beyin hastalıkları


Beyin Hastalıkları Tedavisi
Kafatası içinde bir damarın çatlaması so­nucu meydana gelen kanamalar, beyni sıkış­tıran bir kan toplanmasına yol açabilir.
Bir beyin damarının çatlaması veya tıkan­ması da, beyinde bir arıza yaratır. Bunu, vü­cudun bir yarısına felç inmesi veya dil tutulması gibi araz izler.
Beyin enfeksiyonları da (apse, menenjit, kafaiçi yangısı) çoğunlukla bu üç belirtiden biriyle, anide başlar.
Bazı tümörler de, ne kadar iyi huylu olur­larsa olsunlar, bu belirtileri yaratabilir.

İlaçlar ve oksijen yetmezliği

Bazı ilaçların beyin üzerinde dolaylı veya dolaysız, ayrıcalıklı etkileri vardır. Doğru dozlarda kullanıldığında, tedavi edici sonuç verirler. Ancak aşın dozlar herkeste bir be­yin arızasına sebep olabilir
Uyuşturucular ve alkolizm de insanı komaya sokup, kasılma ve ihtilaç nöbetlerine sü­rükleyebilir.
Beynin sinir hücresi, oksijen eksikliğine karşı çok duyarlıdır. Her türlü solunum ve kan dolaşımı bozuklukları, süratle hastalık arazı geliştirir.

Kanda şeker azalması

Sinir hücresi, beslenmesinde önemli rol oynayan şekerin eksikliğine karşı da çok du­yarlıdır. Bu yönden hiçbir rezervi de yoktur. Bu yüzden kan dolaşımı yoluyla sağlanan gli­koza tamamen bağımlı olacaktır. Normal ola­rak glikoz oranı, pankreasın bir hormonu olan insülin tarafından korunur. Bazı koşul­larda oranın düzenlenmesi kötüleşir (mide, karaciğer ve pankreas hastalıkları).

Diyabette, insülin salgılaması yetersizdir. Tedavi, insülini enjeksiyonla hastaya verme­yi amaçlar. Gündelik ihtiyacı böyle sağlanır. İnsülin dozu çok yüksekse veya İnsülin dozajlamasına göre şeker alımı çok zayıfsa, kan­daki şeker oranı düşer. Buna tıpta hipoglise­mi denir. Bu durum, beyinde çok çabuk bir arıza yaratabilir. Bütün şeker hastaları bunu bilir ve ilk fenalaştıkları sırada ağızlarına ata­bilmek için yanlarında hap şeker bulundurur­lar (terleme, genel sıkıntı, baş dönmesi ve acıkma hissi). Ancak bunun tekrarı beyin arı­zasına doğru gelişir.

Koma hali başlarsa, acele doktor çağır­makta yarar vardır. Doktor, damara glikozlu serum enjekte edecektir. Vakit kaybedilmemişse, komaya giren komadan çıkacak, ih­tilaç veya kasılma halindeki hasta da, sakinleşecektir.
Had alkolizmde de ciddi kanda şeker ek­sikliği komplikasyonları görülebilir. Sadece bu nedenle sızacak kadar çok içmiş bir sar­hoşu doktora emanet etmeden bu halde bı­rakmak, hiç doğru değildir.

Soğuk ve ısı

Bütün bilgisayarlar gibi, beyin de soğuğa (donma) ve ısıya (sıcak çarpması, güneş geç­mesi, ateş yükselmesi) karşı çok duyarlıdır.
Çocuklar —özellikle de iki yaşından kü­çük olanlar— yüksek ateşe karşı çok duyarlı olurlar. Bir çocuğun ateşinin 40°C'nin üstü­ne çıkmasına asla müsaade etmemek gerekir. Sayıklamalar, kendin­den geçme ve çırpınma nöbetleri ortaya çıkar ve bunu ciddi beyin arızaları izleyebilir.